• Bel ağrısının bir kas iskelet sistemi hastalığı olduğunu belirten Özel Anadolu Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Op. Dr. Ekrem Aydın, “Bel ağrısı yaşayanlar ilk başlarda bu sorunu çok önemsemeyip, zamanla ağrıların daha da artmasıyla dikkate almaktadır. Bel ağrısı hissedilmesi durumunda vakit kaybetmeden doktora gidilmesi gerekiyor. Bu hastalığa karşı erken teşhis ve müdahale oldukça önemli” dedi.

Bursa, 20.12.2019 – İnsanların %75-85’i, hayatlarının bir döneminde bel ağrısı yaşamaktadır. 35-45 yaş aralığında bel ağrısı rahatsızlığı daha sık görülmektedir. Bel ağrılarını duruş bozukluğu, ağır yük kaldırma ve aşırı kilo alımı gibi durumlar tetikleyebilir.

Bel ağrılarının birçok sebebi olabileceğini belirten Özel Anadolu Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Op. Dr. Ekrem Aydın, çoğunlukla istirahat ederek geçen ağrıların, zamanla kronik bir rahatsızlığa dönüşebileceğini söyledi.

Bel ağrılarının bir kas iskelet sistemi hastalığı olduğunu belirten Dr. Aydın, “Kas ve iskelet sistemindeki dokuların sağlıklı işleyebilmesi için belli yüklenmelerin ve fiziksel hareketlerin yapılması gereklidir. Nasıl ki çok uzun süre kapalı kalan bir göz açıldıktan sonra görme işlevini eskisi gibi yerine getiremiyorsa, doğru fiziksel hareketlenmenin yapılmadığı durumlarda da bel ağrıları sıkça görülmekte ve tekrar etmektedir” dedi.

Her bel ağrısı fıtık değildir

Bel ağrılarının birçok kas iskelet sistemi hastalığını habercisi olabileceğini belirten Aydın, “Bunlardan en sık görülenleri bel fıtığı, duruş (postür) bozuklukları, romatizmal ağrılar ve omurga eğrilikleri (skolyoz) olarak sıralayabiliriz’’ dedi.

Genel bir kanı haline gelen bel ağrılarının bel fıtığıyla ilişkilendirilmesinin yanlış olduğunu belirten Dr. Aydın, “Bazı durumlarda herhangi bir ağrısı olmadığı halde kişiye, MR çekiminden sonra fıtık teşhisi koyabiliyoruz. Bel ağrılarının sadece %3’ü bel fıtığından kaynaklanırken, geriye kalan kısım bel bölgesindeki kaslar ve kemikleri birbirine bağlayan bağların zarar görmesi sonucu oluşur. Bu süreçte önemli olan nokta, ağrının nedenini tespit ederek doğru müdahaleyi yapabilmektir’’ diye konuştu.

Yanlış tedavi yöntemleri felce neden olabilir

Birçok bel ağrısının, uygun fizik tedavi ve egzersiz ile yapıldığında, ameliyata gerek kalmadan %90-95 oranında tedavi edilebildiğini belirten Aydın, şöyle devam etti: “Bilimsellik dışı uygulamaların tedavide yeri yoktur. Bunlar arasında en tehlikelisi, son zamanlarda halk arasında oldukça popüler olan bel çektirme yöntemi. Herhangi bir tıbbi ehliyeti olmayan kişiler tarafından yapıldığı takdirde bel fıtığı olan kişilerde fıtığın kopmasına, idrarı ve dışkıyı tutamamaya sebep olabilir. Bel çektirme, hastanın felcine kadar giden bir sürecin başlangıcı olabilir. Bu konudaki en büyük risk, bel çekme ve bardak kapatma gibi yöntemlerin tıbbi ehliyeti olmayan kişiler tarafından yapılması. Bu tip alternatif yöntemlerle ilgili, MR çekiminden sonra fizik tedavi uzmanları MR’ı değerlendirdikten sonra, çok spesifik durumlarda bu kararı alabilir” diye konuştu.

###