Kadın hastalıkları ve doğum alanında iz bırakmayan ameliyat dönemi

By 22 Kasım 2019Basın Odası
  • Halk arasında ‘kapalı ameliyat’ olarak bilinen laparoskopik cerrahi, açık cerrahiye göre hastaya pek çok avantaj sağlıyor. Özel Esentepe Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Doç. Dr. Engin Korkmazer, laparoskopi yöntemi hakkında bilgi verirken bu yöntemin kimler için uygun olduğunu anlattı.
  • Dr. Korkmazer, kapalı cerrahiyle yumurtalık kistlerinin alınması, myomların çıkarılması, rahim alınması, rahim sarkmalarının düzeltilmesi, tüplerin açılması operasyonlarının gerçekleştirilebildiği gibi artık kanser cerrahisinin de büyük bir başarıyla yapılabildiğini söyledi.

Bursa, 22.11.2019 – Teknolojide yaşanan gelişmelerle birlikte artık ameliyat sonrası iz kalma endişeleri de tamamen ortadan kalkmış durumda.

Laparoskopik cerrahi, daha çok bilinen adıyla ‘kapalı ameliyat’; kadın hastalıkları ve doğum alanında son 30 yıldır uygulanan ameliyatlar olmakla birlikte, ülkemizde özellikle son 10 yıldır popülerlik kazandı. Laparoskopik cerrahi, kadın hastalıkları ve doğum alanında artık açık cerrahinin yerini almaya başladı.

Halk arasında ‘kapalı ameliyat’ olarak bilinen laparoskopik cerrahi, açık cerrahiye göre hastaya pek çok avantaj sağlıyor. Özel Esentepe Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Doç. Dr. Engin Korkmazer, laparoskopi yöntemi hakkında bilgi verirken bu yöntemin kimler için uygun olduğunu anlattı.

Laparoskopik cerrahi ile hangi ameliyatlar yapılabilmektedir?

Bugün yeterli tecrübenin ve donanımın olduğu merkezlerde açık cerrahi ile yapılan ameliyatların hepsinin kapalı cerrahiyle de yapılabildiğini kaydeden Doç. Dr. Engin Korkmazer, kapalı cerrahiyle yumurtalık kistlerinin alınması, myomların çıkarılması, rahim alınması, rahim sarkmalarının düzeltilmesi, tüplerin açılması operasyonlarının gerçekleştirilebildiği gibi artık kanser cerrahisinin de büyük bir başarıyla yapılabildiğini ifade etti.

Laparoskopik cerrahi nasıl yapılır?

Laparoskopik cerrahinin yapılma şekliyle ilgili bilgiler veren Dr. Korkmazer, “Klasik yöntemlerden farklı olarak hastanın karnına büyük bir kesi yapılmaz. Bunun yerine, göbekten ve kasıktan küçük deliklerle (5-10 mm) karnın içerisine girilerek bu cerrahi gerçekleştirilir. Ameliyat sonrası dönemde, bu kesi izleri de kaybolmaktadır. Ayrıca bu operasyon estetik bir probleme de neden olmamaktadır” dedi.

Avantajları nelerdir?

Laparoskopik cerrahinin avantajlarına değinen Doç. Dr. Engin Korkmazer, “Laparoskopik cerrahide büyük bir kesi yapılmadığı için ameliyat sonrası iyileşme daha kısa sürede olmaktadır. Hasta ertesi gün ayağa kalkıp günlük işlerini yapabilmektedir, buna bağlı olarak da hastanede kalış süresi kısalmaktadır. Sosyal hayatına ise kısa bir süre içinde dönebilmektedir. Küçük kesi yapılması nedeniyle ise herhangi bir operasyon izi kalmamakta ve estetik bir problem oluşturmamaktadır. Laparoskopik cerrahi sonrası ağrı, açık cerrahiye göre çok daha az olmaktadır. Ayrıca ameliyat sonrası enfeksiyon ihtimali de belirgin olarak düşüktür” şeklinde konuştu.

Kimler için uygun değildir?

“Laparoskopik cerrahi için mutlak kontrendikasyonlar (Hastalık süresince tedavi uygulanmasının sakıncalı olduğu durumları belirten uyarılar) cerrahi tecrübe arttıkça azalmaktadır” diyen Dr. Korkmazer, “Günümüzde en önemli kontrendikasyon, hastanın ek kardio-pulmoner (kalp-akciğer) hastalığının olmasıdır. Bunun dışında kitlenin büyüklüğü, geçirilmiş cerrahiler ve kompleks cerrahi prosedürler, cerrahın tecrübesine bağlı olarak kontrendikasyon olmaktan çıkmıştır. Artık laparoskopinin sınırlarını cerrahın tecrübesi ve ekipmanın varlığı çizmektedir” açıklamalarında bulundu.

###