“Kurban Bayramı’nda Et ve Tatlı Tüketiminde Aşırıya Kaçılmamalı”

By 8 Eylül 2016Basın Odası

· Kurban Bayramı’nda özellikle kırmızı et ve tatlı tüketiminin arttığını anımsatarak; yüksek tansiyon, obez, kalp-damar, mide ve şeker hastalığı olan kişilerin, beslenmelerine dikkat etmesi gerektiğini vurgulayan Özel Esentepe Hastanesi’nden Diyetisyen Seher Dallı, beslenme düzeni ve günlük alışkanlıklarda yapılacak birtakım değişiklikler ile bu dönemi sağlıklı bir şekilde atlatmanın da mümkün olduğunu söyledi.

Bursa, 08.09.2016 – Toplumsal geleneklerimizden biri olan Kurban Bayramı, maneviyatın üst düzeyde yaşanarak paylaşım ruhunun ön plana çıktığı, tüm aile bireylerinin bir araya gelmesiyle birlikte de geniş sofralar eşliğinde bolca besin tükettiği özel zamanlar arasındadır.

Bu dönemde, kırmızı et ve tatlı tüketimi konusunda aşırıya kaçılması durumunda, bireyler hızlı kilo artışı ve metabolizmada birtakım sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kalabilirken, birbirinden güzel lezzetlerle hazırlanan bayram sofraları, özellikle kronik rahatsızlıkları olan kişiler açısından önemli bir tehdit haline dönüşebiliyor.

Kurban Bayramı’nda;  yüksek tansiyon, obez, kalp-damar, mide ve şeker hastalığı olan kişilerin, beslenmelerine özellikle dikkat etmesi gerektiğini vurgulayan Özel Esentepe Hastanesi’nden Diyetisyen Seher Dallı, beslenme düzeni ve günlük alışkanlıklarda yapılacak birtakım değişiklikler ile bu dönemi sağlıklı bir şekilde atlatmanın da mümkün olduğunu söyledi.

Bayram günleri boyunca, hem öğlen hem de akşam öğünlerinde tek yönlü beslenmekten kaçınılması gerektiğini kaydeden Diyetisyen Seher Dallı; “Bayram boyunca artan et tüketimi, kişiler açısından çeşitli sağlık problemlerini de beraberinde getirebiliyor. Özellikle kronik rahatsızlıkları olan kişilerin, bu dönemde fazla et tüketiminde kaynaklı yağ alımlarının artması, ciddi sağlık problemlerine de yol açabilir. Ayrıca sindirimi oldukça zor olan etin fazla tüketilmesi, sindirim sistemine de zarar vermektedir. İshal, bulantı ve mide ağrısı gibi sağlık sorunlarıyla bayramda sık karşılaşılıyor. Öğle ve akşam öğünlerinde et tüketilecekse, sabah kahvaltıları mutlaka hafifletilmeli” dedi.

Besin Çeşitliliği Sağlanmalı

Bayramda sadece et ve tatlı tüketimine yoğunlaşmaktan kaçınılması gerektiğinin altını çizen Diyetisyen Dallı; ”Öncelikle etin en az 24 saat dinlendirildikten sonra tüketilmesi şart… Etlerin pişirilmesiyle ilgili mümkün olduğunca haşlama ve ızgara gibi yöntemler tercih edilmelidir. Etin sebzelerle birlikte pişirilmesi veya tüketilmesi de besin çeşitliliğinin sağlanması açısından sağlıklı bir yöntem olacaktır. Ana yemekler; bulgur, esmer pirinç, tahıllı ekmek ve C vitamininden zengin sebze veya salata ile tüketilmelidir. Tatlı tercihinde de günlük az miktarlarda tüketimle, daha sağlıklı olan sütlü tatlıları veya meyveli tatlıları tercih etmekte fayda var. Ancak kan şekerinde ani yükselişe ve yağ depolanmasında hızlanmalara neden olan tatlı ve şekerlemelerin, kronik rahatsızlığı olan veya kilo kontrolü yapanların kaçınması gereken grupta olduğunu hatırlatmak gerekiyor” şeklinde konuştu.

Yürüyüş Yapmak Faydalı Olacaktır

Kurban Bayramı boyunca, günde en az 30 ila 45 dakika yürüyüş yapmanın faydalı olacağını aktaran Seher Dallı; Bayram ziyaretleri esnasında, çay ve kahve tüketimine de mutlaka dikkat edilmeli. Bu tür içeceklerin aşırı miktarda tüketilmesi durumunda da uykusuzluk, kalp ritminde sorunlar, mide ve bağırsak sorunları gibi sıkıntılar yaşanabilir. Ayrıca günlük su tüketiminin de önem taşıdığını vurgulamakta fayda var. Yemeklerle birlikte gazlı içeceklerden ziyade; ayran veya az şekerle hazırlanmış komposto veya hoşaf gibi içecekler tüketilebilir. Bu dönemde uyku düzenine de dikkat edilerek, mümkünse erken yatıp erken kalkmaya özen gösterilmelidir. Bu sayede bayramda hem dinlenmiş şekilde, hem de hafifletilmiş lezzetli ürünlerle, sağlıklı bir süreç geçirmek mümkün olacaktır” açıklamalarında bulundu.