“Obezite Kalp Krizi Riskini Arttırıyor!”

By 23 Şubat 2016Basın Odası
  • Özel Esentepe Hastanesi’nden Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ergin Kopal, dünya ölçeğindeki toplumların sağlığını tehdit eden en büyük sorunlar arasında gösterilen ve dolaşım, solunum, endokrin sistem hastalıkları, uyku bozuklukları ve psikolojik sorunlara yol açmasının yanı sıra; birçok kanser riskini de tetikleyen obezite ile etkin mücadele konusunda kararlı olunması gerektiğini vurgulayarak, bireylerin bu konuda atması gereken adımları paylaştı.

Bursa, 23.02.2016 – Özel Esentepe Hastanesi’nden Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ergin Kopal, neden olduğu pek çok hastalık sebebiyle günümüz dünyasının en büyük sağlık sorunlarından biri olarak kabul edilen obezite ile ilgili dikkat çekici bilgiler verdi.

Dolaşım, solunum, endokrin sistem hastalıkları, uyku bozuklukları ve psikolojik sorunlara yol açmasının yanı sıra; birçok kanser riskini tetikleyen obezitenin, yüzyılın sağlık sorunu olduğuna vurgu yapan Kopal, dünya genelinde her yıl milyonlarca insanın ölümüne neden olan obezitenin, değişen yaşam ve beslenme alışkanlıklarıyla birlikte her geçen gün daha da arttığını söyledi.

“Ameliyatla Tedavi Mümkün”

Obez olan bireylerde yüksek oranda rastlanan leptin hormonunun kalp krizi riskini önemli ölçüde arttırdığına vurgu yapan Kopal, “Birçok araştırmaya göre, obezitenin neden olduğu hormonal değişikliklerin kalp damarlarında ciddi hasarlara neden olduğu ve buna bağlı olarak da kalp krizinden kaynaklı ölümlere sebebiyet verdiği görülüyor.  Obezite hastalık durumuna dönüşmüşse ve diyet, egzersiz, yaşam şekli değişikliği gibi birtakım tedbirlerle kontrol altına alınamıyorsa, operasyon işlemi gerçekleştirilebilir. Cerrahi müdahale sonrasında, kilo verme ile beraber obez kişilerde bulunan diyabet, hipertansiyon gibi birçok hastalığın tedavisi de daha kolay hale getirilebilmektedir” diye konuştu.

“Ülkemizde Her 5 Kişiden 1’i Obezite Hastası”

Türkiye’de yaşayan her 5 kişiden 1’inin obezite hastası olduğuna dikkat çeken Op. Dr. Ergin Kopal, “Dünya Sağlık Örgütü’ nün verilerine göre dünya üzerinde 400 milyondan fazla kişi obez ve 1,6 milyar kişi de hafif şişman olarak tanımlanıyor. Her yıl en az 2,6 milyon insan da obeziteye bağlı nedenlerden dolayı ne yazık ki hayatını kaybetmektedir. Bu yüksek rakamlar zaten durumun ciddiyetini net bir şekilde ortaya koymaktadır. Günümüzde teknolojinin hızla gelişmesi ve şehirleşmenin beraberinde getirdiği yaşam ve beslenme alışkanlıklarındaki değişimler, dünyanın birçok noktasında obezitenin endişe verici şekilde artmasına neden olmuş durumda” dedi.

“Mücadeleden Vazgeçilmemeli”

Obezite ile mücadele konusunda, son yıllarda devletin de önemli teşvik politikaları olduğunu vurgulayan Kopal, “Toplumsal farkındalık olduğu kadar bireysel farkındalık da büyük önem taşıyor. Aşırı ve yanlış beslenme ile hareketsizlikten ortaya çıkan obezite, birçok hastalığa sebebiyet verdiği gibi kişiyi sosyal yaşantısından da uzaklaştırır. Obezite ile verilen mücadele demek, aynı anda obezitenin neden olduğu hastalıkların tamamı ile de mücadele etmek anlamına geliyor. Yaşam kalitesini ve ömrünü uzatmak isteyen kişi mutlaka sağlıklı beslenmeli ve ideal kilosunu korumalıdır. Tedavi uzun ve süreklilik isteyen bir süreç olduğu için bireyin mücadeleden asla vazgeçmemesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.