Anasayfa » Kebapçı İskender
- Nisan 22, 2005
İSKENDER, Bursalıların teveccühü ile doğmuş ve ünlenmiş bir markadır. Hikâyesi, 19. yüzyılın ortalarında Mehmet oğlu İskender Efendi’nin Bursa Kayhan Çarşısı’ndaki dükkânında başlar.
O günlerde kuzu bir bütün olarak ve yere paralel biçimde pişirilmektedir. Ancak İskender Efendi, kuzu etinin farklı bölümlerinin kendine has lezzetlerinin müşterilerine eşit oranda dağılmasını sağlamak için çözüm aramaya başlar. Bu düşünceden yola çıkarak, bir ucu İstanbul’a dayanan et pişirme ustası kasap bir sülaleden gelen İskender Efendi, babası Mehmet Efendi’nin desteğiyle eti kemik ve sinirlerinden arındırır, bir şişe takar ve bunu odun kömürü ateşinin karşısında dikey döndürerek pişirdikten sonra ince ince keserek sunumunu yapar. Bu farklı sunum Bursa’da çok dikkat çeker ve İskender Efendi’nin “dönen kebabı” olarak anılmaya başlar.
Bu yıllarda Bursa’nın nüfusu çok azdır ve şehir Kayhan–Tahtakale–Reyhan üçgeni ile Maksem ve Tophane gibi semtlerden ibarettir. İnsanlar birbirlerini tanımaktadır. Önceleri “dönen kebap” diye ünlenen bu yemek, gel zaman git zaman halk dilinde “döner kebap”, daha sonraları ise yalnızca “döner” şeklinde anılmaya başlanmış; “Mehmet oğlu İskender Efendi” ifadesi de önce tabelaya, ardından günümüz ticari ortamında bir ticari unvana dönüşmüştür. Böylelikle, 150 yıldır süregelen, Bursa ile özdeşleşmiş ve adeta şehrin simgesi hâline gelmiş bu marka doğmuştur.

