Uzun süren sarılık ciddi sağlık problemlerinin habercisi olabilir

By 20 Kasım 2017Basın Odası

· Özel Esentepe Hastanesi’nden Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü Uzmanı Dr. Tamer Parıldar, halk arasında ‘sarılık’ olarak bilinen hastalık kompleksleri ile ilgili merak edilen konulara açıklık getirdi. Dr. Parıldar, sarılığın bir anda ortaya çıkabileceği gibi zaman içinde de gelişebileceğini belirterek, tedavi aşamasının hastalığın oluşumunun altında yatan etmenlere göre ve hastalığın bulunduğu safhaya göre değişiklik gösterdiğini kaydetti.

Bursa, 20.11.2017 – Cildin ve gözün sararması şeklinde, halk arasında ‘sarılık’ olarak bilinen hastalık, yenidoğanlarda kan uyuşmazlığı, göbek sarılığı (fizyolojik sarılık) olabildiği gibi büyük çocuklarda Hepatit A-B-C virüsleriyle de olabilmektedir.

Tüm sarılıklarda, sarılığı gösteren tahlil bilirubinin yükselmesidir. Bilirubinde, kırmızı kürelerin (eritrositlerin) yoğun parçalanması sonucu ortaya çıkar.

Sarılık cildin mukozanın (iç organlarının içini örten zar) veya gözlerin sarı renk alması olarak tanımlanırken, sarılığın belirtileri ise cildin, gözlerin ve ağız astarının sararmasıdır.

Özellikle Hepatit B-A ve C virüsü enfeksiyonu, hem Türkiye hem de dünya genelinde yaygın ve ciddi sağlık sorunlarının başında gelmektedir.

Özel Esentepe Hastanesi’nden Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü Uzmanı Dr. Tamer Parıldar, sarılık ile ilgili merak edilen konulara açıklık getirdi.

Koruyucu Önlemlerin Alınması Gerekiyor

Sarılığın, karaciğer veya safra yollarındaki hastalıkların belirtisi olduğunu aktaran Dr. Tamer Parıldar, “Sarılık kişide bir anda ortaya çıkabileceği gibi zaman içinde de gelişebiliyor. Nitekim tedavi aşaması da hastalığın oluşumunun altında yatan etmenlere göre ve hastalığın bulunduğu safhaya göre değişiklik göstermektedir. En sık rastlanan belirtiler, halsizlik, iştahsızlık, mide bulantısı, karnın sağ üst kadranında ağrı, derinin ve gözakının sararması ve idrarın koyulaşmasıdır. Hepatit B enfeksiyonu geçirenlerin bir kısmı tam olarak iyileşememekte ve taşıyıcı kalmaktadırlar. Bu virüsün taşıyıcısı, hasta olmasa bile kanı ve diğer vücut sıvıları ile hastalığı başkalarına bulaştırabilir. Bu yüzden gerekli koruyucu önlemlerin alınması şart… Hepatit B virüsüne karşı, aşı ile etkin biçimde korunmak mümkündür. Doğumda 1. ve 6. ayda 3 kez hepatit B aşısı yapılır. Bu da çok büyük oranda koruma ve bağışıklık sağlar. Hepatit A da çocuklarda sarılık yapar. Onun da aşısı 1,5-2 yaşında yapılır” dedi.

Yenidoğan Sarılığında Erken Teşhis Çok Önemli

Dr. Tamer Parıldar, çok sık rastlanan yenidoğan sarılığıyla ilgili bilgiler de vererek, “Yenidoğan döneminde görülen sarılıkların çoğu fizyolojiktir. Yenidoğan sarılığı, dünyaya gözlerini yeni açmış olan bebeklerin yaklaşık %60’ında görülen ve genellikle de ilk haftalarda ortaya çıkan bir sağlık problemidir. Oldukça sık görülen bu hastalık, kendiliğinden düzelir. Kan uyuşmazlıkları; A, B, O RH sarılıkları, erken tedavi ve müdahale gerektirir. Müdahale edilmezse, beyine geçen sarılık ileri derecede zeka, gelişim geriliği, spastik norolojik hastalıklarla neden olabilir. RH ve ABO sarılıklarında yerine göre fototerapi (mavi ışık tedavisi) veya kan değişimi tedavisi yapılabilir. Fototerapi için son zamanlarda büyük gelişmeler yaşanırken, LED teknolojiler geliştirilmiştir. Hastanemizde de yeni tunel fototerapi cihazı ile bu tip sarılıklar kısa zamanda düzeltilmektedir” ifadelerini kullandı.